Randevu

Randevu almak için aşağıdaki formu kullanarak bize iletişim bilgilerinizi bırakın, sizi arayalım.

İletişim

Öğrenci Bilgi Sistemi

ZORBALIK

Her yıl Şubat ayının son Çarşamba günü “Pembe tişört günü” olarak da bilinen “Dünya okul zorbalığı ile mücadele günü” olarak kutlanıyor. Bizim de Şubat ayının sonlarına doğru çocuklarımıza kazandırmak istediğimiz farkındalık zorbalıkla mücadele. Bazen okullarda şiddet olayı yaşandıktan sonra tepki verilebiliyor fakat çocukların koruyucu rolünü önceden almaları çok önemlidir. Çocuklar huzurlu olunca  gelişebiliyor, derslere odaklanabiliyor, içindeki kabiliyetler ortaya çıkabiliyor. Huzur da çocuklarımız için iyi okul ortamı ve iyi ev ortamından geliyor.

Zorbalık bir insanı bir şeyi yaptırmaya ya da kabul ettirmeye çalışmanın bir yoludur. Hepimiz hayatımızın bir döneminde bir zorbalıkla başa çıkmak zorunda kalmış olabiliriz. Fiziksel, sözel, sanal ve duygusal olmak üzere dört şekilde görülebilir. Sıklıkla aşağılama, şiddet, hakaret, tehdit ve sindirme içerir. Psikolojik ve duygusal zorbalık (Bir kişi hakkında bir dedikodu yayma, bir kişiyi konuşmalardan, faaliyetlerden, oyunlardan dışlama vb.) Sözel zorbalık (isim takma, tehdit etme, gözdağı verme vb.) Fiziksel zorbalık (itme, tekme atma, vurma vb.) Siber zorbalık (internet/mesaj yoluyla dedikodu yaymak vb.)

Zorbalığın nedenlerine ilişkin görüşler incelendiğinde,  zorbalık yapmada önemli rol oynayan dört faktör tespit etmiştir. Birincisi, erken çocukluk döneminde çocuğun ilk bakıcısının, çocuğa yönelik duygusal tutumu (duyarsız, içten olmayan, ilgisiz vb.) çok önemlidir. İlgi ve sıcaklıktan yoksun olumsuz tutumlar, çocuğun ileride saldırgan olması ve diğer bireylere karşı nefret duyguları içerisinde olması yönündeki riskleri arttırmaktadır. Aynı şekilde aşırı toleranslı ve hoşgörülü tutumu ikinci önemli faktördür. İkincisi çocuğun ilk bakım vereni, çocuğun akranlarına, kardeşlerine ya da yetişkinlere yönelik saldırgan tepkilerine açık sınırlandırmalar koymazsa, çocuğun saldırganlık düzeyinin gitgide artma olasılığı yüksektir. Bir diğer deyişle, çocukluktaki sevgi ve bakımın çok az ve yetersiz oluşu, buna karşılık çocuğa tanınan çok fazla özgürlük, çocukta saldırgan tepki örüntüsünün gelişimine güçlü katkılar sağlar. Üçüncüsü ebeveynlerin güce dayalı disiplin tekniklerini (fiziksel cezalandırma, şiddet uygulama, duygusal patlamalar vb.) kullanması üçüncü önemli faktördür. Bu nedenle, açık ve net kurallar koymak, ancak fiziksel ceza ve benzeri disiplin yöntemlerini kullanmamak çok önemlidir. Son önemli faktör ise, çocuğun mizacıdır. Çocuğun aktif ve çabuk öfkelenen bir mizaca sahip olması, sakin ve sıradan bir yapıya sahip olan çocuğa göre ileride daha saldırgan olma olasılığını arttırmaktadır.

Zorbalığa uğrayan bir çocuk, zorbalığın meydana geldiği ortam olan okuldan soğuyacak, korku ve kaygı yaşayacak, zorbalıktan kaçınmak için mümkün olan her durumda okula devamsızlık yapacak, buna bağlı olarak akademik başarısı düşecektir.  Çocuklarımızı korumak için kendimiz direk çözmeye çalışmak yerine başa çıkma yöntemlerini desteklememiz gereklidir çünkü ileride her zaman siz yanında olamayabilirsiniz.

  • Çocuğunuzu bir yetişkine sorunu anlatması için desteklemelisiniz.
  • Çocuğunuzu öz disiplin, öz kontrol ve özgüveni destekleyen bir savunma kursuna gönderebilirsiniz.
  • Birisinin ona zorbalık yaptığından yakındığında onu dikkatle dinleyip, böyle muamele görmesine üzüldüğünüzü, bunun doğru olmadığını ve ona yardım etmeye hazır olduğunuzu belirtin. “Böyle bir şeye nasıl izin verirsin? Bize neden söylemedin?” gibi yargılayıcı cümlelerden kaçının.
  • Kendini doğru ifade etmeyi “ hayır” demeyi bilen çocuklar zorbalara daha kolay karşı koyabilirler.
  • Zorba ve kurban olan öğrencilerin ailelerin çocukları ile empati kurması ve durumu tartışmak yerine çocukların duygularını ve hissettiklerini anlamaya çalışması önerilmektedir.
  • Zorbayla savaşmak yerine mümkünse uzaklaşmaları, mizah kullanıp ortamın havasını değiştirmelerini ve yardım almak için bir yetişkin bulmaları konusunda cesaretlendirebilirsiniz.
  • Bir zorba yetiştirmemek için ise çocuğunuzun aidiyet hissini besleyip, ona güçsüz olmadığını hissettirmelisiniz.
  • Şiddet oyunları oynamasına veya filmler izlemesine engel olmalısınız.

PDR Uzmanı Asena Erol

İletişim